Elbirliği İle Afet Haritası

Doğal felaketler meydana geldiğinde insanoğlu büyük bir sınavla karşı karşıyadır. Hele ki felaket kayıpların en çok yaşanacağı yerleşim yerlerinde meydana geldiyse, yapılması gereken iş çok büyüktür ve herkese bir görev düşer. Felaketlerin öncesinde yapılması gerekenler (yapılmaması gerekenler), alınası önlemler bir tarafa;  Haiti depreminden hemen sonra bölgede haritalama çalışmaları adına yapılanlar, insanoğlunun günümüz teknolojisini kullanarak yapabileceklerinin sınırlarının genişliğini ortaya koyuyor.

 

Depremler apansız gelir ve insanlar çoğu zaman hazırlıksızdır. Deprem sonrasında ilk başlarda organizasyonun yetersiz olduğu ortamda tam bir kaos hakimdir. Bir taraftan gelen yardım malzemeleri, yardıma gelen örgütler ve gönüllüler; bir taraftan da zamana karşı yarışan,  hayatta kalma mücadelesi veren depremzedeler. Arama kurtarma ekiplerinin acilen kurtarılmayı bekleyenlere yönlendirilmesi gerekirken diğer taraftan da artık bir evi olmayan insanlar için getirilmiş çadırlara uygun alanlar ayarlanması, sahra hastaneleri için uygun yerler belirlenmesi ve biran evvel yardım merkezlerinin kurulması gerekmektedir. Diğer taraftan şehrin zarar gören altyapısı yangınlara ve yeni hastalıklara neden olmaktadır.  İletişim, koordinasyon ve zamanlama her zamankinden çok önem kazanmaktadır. Bütün bunların gerçekleştirilebilmesi için koordinasyon merkezinde en gerekli araç haritadır.

Elinizde hiç haritası olmayan bir kentte arama kurtarma ve yardım organizasyonunu yapmak ise hayli zor bir iş olsa gerek. Haiti depreme hazırlıksız yakalanmıştı. Depreminin ardından bölgeye gelen yardım ekiplerinin haritaya olan ihtiyacı hemen kendini gösterdi. Ancak yardım gecikmedi ve hiç alışık olmadık bir şekilde geldi. Önce uydu görüntüsü sağlayan firmalar devreye girdi ve bölgeye ait en güncel uydu görüntüleri ücretsiz olarak sunuldu. Artık her isteyen görüntüleri ücretsiz kullanabilirdi. Ancak, üzerinde hiçbir bilginin olmadığı udu görüntüleri pek tabii ki çok bir işe yaramayacaktı. Haritaları üretmek üzere kilometrelerce uzaktaki bilgisayar ve harita konusunda faal sıradan insanlar bir araya geldi. Üstelik sadece bir ülkede değil, farklı ülkelerdeydiler. Çoğu birbirini hiç görmedi… Bir avuç gönüllü ile başlayan on line harita üretme işi bir anda bir çığ gibi büyüdü. Dünyanın dört bir tarafından insanlar, uydu görüntülerini sayısallaştırıp, eldeki diğer haritalarla karşılaştırdılar,  cadde ve sokak isimlerini yazdılar, eksik binaları, futbol sahalarını çizdiler. Bölgeye intikal eden gönüllü ekipler GPSlerle araziye çıktılar. Sahada gördükleri her şeyi haritalarına, krokilerine ve GPSlerine not ettiler. Bu bilgiler hızlıca paylaşıldı ve online olarak Haiti haritasına işlendi. Güncel bir haritası olmayan Haiti, birkaç gün içinde, belki de tarihin en kalabalık ekibi ile sürekli güncellenen haritasına sahip oldu.

 

Başlangıçta sadece ana yollardan ibaret olan Haiti haritası bilgisayar başında girilen veriler ve sahadan GPS ile alınan bilgiler, SMSlerle sürekli gelişti. İnsanlar daha ekrana bakarken, ekrandaki harita artık eskimiş oluyordu. Birileri dünyanın bir başka ülkesinden güncel ve doğru bilgileri harita üzerine işliyordu. Saha ekiplerinden alınan GPS kayıtları hemen bilgisayara aktarılıyor, değerlendiriliyor, işleniyor, yayınlanıyordu. Bir deprem acil yardım organizasyonunun ihtiyacı olan tüm bilgiler an ve an haritada mantar gibi bitmeye başladı. Sahra hastaneleri, çadır bölgeleri, yardım dağıtım noktaları, hatta kayıp insanlar bile haritalara işaretleniyordu. Yardım organizasyonlarının ihtiyacı olan “canlı harita” artık bilgisayar ekranlarındaydı.

Açık kaynak kodları kullanılarak oluşturulan online harita sistemleri ile gerçekleştirilen Haiti haritalama işi büyük taktir topladı. Gazetelere haber oldu, organizayon yetkilileri ile televizyon röportajları yapıldı. Üretilen haritaları kullanan web geliştiriciler farklı çözümler ürettiler. Tim Schwartz ve 10 kişilik ekibi tarafından oluşturulan www.haitianquake.com adlı site içindeki haritada kayıp insanlar – bulunan insanlar işaretli. Herkes tarafından güncllenebilen veri tabanında ilk 24 saatte 6000 kayıt girilmiş. Bir başka proje ise SMS mesajları ile birkaç saniye içinde sahadan alınan bilginin operasyon merkezlerine ulaştırılması üzerine çalışmakta. Harita üzerinde acil koduyla farklı katmanlarda bilgi yayınlayan Ushahidi kurucusu Patrick Meier ise, yayına başladıklarından bir süre sonra su ihtiyacı duyan bir yetimhanenin varlığı harita üzerinde yayınladıktan sadece birkaç dakika sonra, cevap olarak yetimhaneye görevliler tarafından 20 litre su gönderildiği bilgisini ekranda görmelerinin kendilerinde büyük heyecan yarattığını anlattı. “ Bence bu küresel sorumluluk projesinde en etkileyici şey, binlerce km ötedeki insanların, kendi ofislerinden ya da evlerinden, böylesi bir projede yer alarak nasıl büyük bir etki yaratabildikleridir. OpenStreetMap, binlerce insanın bir araya gelerek, uydu görüntüleri ve hava fotoğraflarından bir harita oluşturma konusunda güzel bir örnek teşkil etmektedir. Oluşturulan bu harita öyle ayrıntılı bir hale geldi ki bunu altlık olarak kullanacak olan Ushahidi gönüllüleri bu datanın daha sadeleştirilmiş bir halinin olup olmadığını sormaktan kendilerini alamadılar” diyerek düşüncelerini aktaran OpenLayers kurucusu Schuyler Erle’e göre Ocak ayı ortasından beridir devam eden ve OpenStreetMap, Ushahidi, CrisisMappers ve daha birçok organizasyonun yer aldığı bu harita projesi sonrasında acil yardıma dönük Coğrafi Bilgi Sistemi yaklaşımı tamamen değişecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir